Romeo-Juliet e bunun gibi Yabancı Oyunlar Artık Ülkemizde Oynanmamalı.
Oldum olası kültür emperyalizminden hep nefret ettim.
Bu emperyalizmin en kapsamlı olanı da sanat çevrelerimizde.
Özellikle konservatuar ve tiyatro-sinemamızda.
Eski filmleri seyredin.
Çoğu ABD kopyası.
Bizde kovboy mu var?
Ama bakın filmlerimizde kovboylar cirit atıyor.
Bunun en bariz açıklaması, senarist ve yapımcıların sığlığı ve ABD hayranlığıdır.

Hatta hayranlıktan öte sanki onların çırakları gibiler.
Devlet televizyonumuz olan TRT’de bile hâlâ bu aşağılık kompleksi hâkim.
Ya onlardan aldığımız belgeseller var ya da onların özentisiyle yapılmış olanlar.
Bugünkü konumuz sinema değil, tiyatro.

Ve konservatuarlarımızın İngiliz kültürünün esiri olmaları.
Özellikle devlet tiyatrolarımızın İngiliz ve başka ülkelerin oyunlarını her yıl sahnelemeleri.
Konservatuar eğitiminin de tamamen İngiliz sanatı ve edebiyatının hâkim olduğu bir zihniyetin olması.
Devletin parasıyla beslenen devlet tiyatroları, sanki İngiliz uşağıymış gibi senelerdir William Shakespeare’in oyunlarını milli tiyatromuzmuş gibi oynanması.
Bu ne İngiliz hayranlığı ve zihniyet köleliğidir ki kendi oyunlarımızı devlet tiyatrolarımızda oynamıyoruz?
Bu nasıl bir zihniyet tutsaklığıdır ki Shakespeare bizim tiyatromuzun en tepesinde oluyor?
Bu İngiliz esiri zihniyeti öncelikle sanatımızdan temizlemek durumundayız.
Artık aşağılık kompleksi sanatımızdan temizlenmeli.

Bizim William Shakespeare’dan çok daha iyi yazarlarımız ve hikâyelerimiz var.
Aslı ile Kerem, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun, Ezo Gelin ve daha nice aşk hikâyelerimiz var.
Romeo ve Juliet bu hikâyelerimizden çok mu iyi?

Yabancı yazarların eserleri bir Dadaloğlu’ndan, Köroğlu’ndan, Karacaoğlan’dan, Aşık Veysel’den, Pir Sultan Abdal’dan, Neşet Ertaş’tan, Aşık Mahsuni’den ve saymakla bitmeyecek nice yaşanmışlıktan, Dede Korkut hikâyelerinden çok mu iyi de sürekli İngiliz ya da başka ülkelerin oyunlar sahnelerimizde?

Devlet tiyatrolarında sahnelenen bizim kültürümüzle, yaşamımızla uzaktan yakından ilgisi bile olmayan her türlü saçmalığın ve ahlaksızlığın sergilendiği oyunlar neden oynanır ki?
Oysa bizim çok daha büyük yazarlarımız var.
Devlet Tiyatroları bir yana Fethiye Belediye Tiyatrosu bile 4-5 yıl önce Yaşar Kemal’in eserini sahnelemişti. Defalarca oynandı. Şehir şehir turnelere davet edildikleri gibi yurt dışından birçok ülkeye de gittiler.

Kendi yaşanmışlıklarımız, kültürümüz ve öykülerimiz varken İngiliz uşaklığının nedenini de amacını da biliyoruz elbette ama artık buna bir son verilmeli.Kültür Bakanlığı yabancı yazarların oyunlarına desteği kesmeli ve onlara verilen destekler, yerli yazarlarımızın oyunlarına verilmeli.
Önce kültürümüzü İngiliz ve yabancı emperyalizminden temizleyerek başlamalıyız işe.

Bu ülkenin en az İngilizlerin tarihi kadar eski tarihi, kültürü ve sanatı var.
Sanat çevresini ve konservatuarlarımızı işgal etmiş olan bu İngiliz zihniyetine artık son verilmeli.
En basitinden aşkından yanan Kerem mi, pencere altında şarkı söyleyen Romeo mu aşkı anlatır?

Yeter artık.
Romeo ve Juliet ve bunun gibi onca yıldır devlet tiyatrolarımızı işgal etmiş yabancı oyunlara son vermenin zamanı çoktan geçmiş bile.
Bakanlık bu işe hemen el atmalı ve yabancı oyunların ödeneklerini, yerli oyunlarımıza ayırmalı.

 

By Muhabir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.